Tesadüfen Yeni Keşif

0
93

Dizimdeki menisküs’e rağmen çarşak’tan iniyorum. Eğim oldukça dik. Bazı yerlerde ayakta durmakta zorlanıyoruz. En önde benim. Arkamdan Ali ile Nuray geliyorlar. Bir elimde GPS önceki kayıttan işaretlediğim yeri bulmaya çalışıyorum. Buldum ama giderken solda başka bir mağara daha var. Ali sesleniyor

– Murat buldun mu?
– Ali buldum ama burada bir tane daha mağara var!!
– Nasıl yani. Üfleyen mi değil mi?
– Yok Üfleyen’nin hemen üstünde ?? (Kafamı kaşıyarak) Allah Allah bu bölgede başka kayıtlı mağara yoktu?

Ali ile Nuray yanıma gelirler.
– Bu ne?
– Mağara
– İyi de bu mu üfleyen?
– Yok bu üflemeyen
– ??????

Bir mağara bu kadar mı tesadüfen keşfedilir. Üfleyen MTA tarafından bulunup çizilmiş bir mağara. Ancak geçen keşfimizde yeni bir kol bulduk. Bu kolu ölçüp haritalandırma işini yapalım istemiştik. Üfleyen gelirken bulduğumuz mağara ise kayıtlar da yok.  Burayı da buluyor, ölçüyor ve çiziyoruz. İşte üflemeyenin macerası..

Bu gezimizde aslında olağan olmayan şekilde başladı… Cuma akşamı işten yorgun oturuyoruz. Nuray “Yarın ne yapacağız ?” diye sorunca ben hafiften sırıtarak “Üfleyen’e gidelim” dedim. Gece saat 23:00.  Olur mu olur.. Karar verdik.. Ali’yi aradık.. Yarın gel üfleyen’e gidiyoruz. Ali biraz şaşkınlık biraz da hevesle teklifimi kabul ettik. Arkasından Arda’yı arayarak sabahın köründe malzeme temini rica ettik.. Sabah erkenden Arda’dan ölçüm setlerini alarak yola koyulduk.

Olağan şekilde Soğucak yaylasını bulduktan sonra bu sefer aşağı yola araçla gitmeye kararlı ben Nuray ile Ali’yi yaya bırakarak yolu aramaya çıkıyorum.  Neyseki bu sefer Soğucak yaylasından Akçay deresine inen yolu keşfettik. Sonrasında bir önceki GPS kaydımız sayesinde yamaç üzerinde mağara’nın neredeyse tam üstüne konumlandık.  Hazırlıklarımızı yaparak aşağı doğru inişe geçtik. Bir önceki GPS kaydına güvenerek ben önden yola koyuldum. Çarşak’tan iniş o kadar kolay olmadı. Çarşak’ın soluna doğru yöneldiğimde tam üfleyen’i bulmayı umut ederken başka bir mağara gördüm. Dik bir bloktan oluşan karst yapının hemen dibinde olan mağara girişinin MTA tarafından veya daha önceden gelen bizler tarafından fark edilmemesi ilginç. Yazın bitkilerle ağzının kapanması sonucunda görmediğimizi düşünüyoruz.

Ali mağara girişinde:

Mağara girişi hazırlıklarına başlarken ölçüm setini araçta unuttuğumuzu fark ediyoruz. Ben çaşraf’ı nefes nefese tırmanıyorum. Araca ulaştıktan sonra araçla yoldan aşağıya Akçay deresine iniyor ve yamaçı aşağıdan tırmanıyorum. Bu daha kolay oluyor. Nitekim mağaranın konumu aşağıya daha yakın. Bu sayede de Nuray’la Ali ‘de tekrar o dik yamacı tırmanmak zorunda kalmayacaklar.

Mağara oldukça güzel. İçinde bulunan oluşumlar hiç de fena değil. Ölçümümüzü alıyoruz. Ölçümünü aldığımız bu haritayı Ali bir çırpıda aynı hafta sonu çiziyor ve yayınlıyor ve hikayesini o mizansel anlayışı ile anlatıyor. Hedefimiz olan Üfleyen Mağara’sını ise mağaradan su çıkışı çok fazla olduğu için ölçemiyoruz. Daha kurak bir zamana bırakıp aşağı doğru iniyoruz.

Bu geziden karelerimiz:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here