Saitabat Köyü ve Şelalesi

0
668

Bursa’nın güzellikleri bitip tükenmek bilmiyor. Sıkıldınız dağ havası istiyorsunuz 30 dakika da ormanın içindesiniz. Yazın sıkıldınız denize girmek istiyorsunuz ister Kapıdağ’ın bakir koyları hemen yanıbaşınızda. Kışın kaynak istiyorsunuz, çıkın Uludağ’a.. Deresi, ormanı, şelalesi ve yaylasıyla doğal güzellikleri zengin olan Bursa’nın en büyük avantajı da bu güzelliklere kolaylıkla erişebiliyor olması.

İş gereği Bursa’ya sıklıkla gidiyoruz. Ancak işten fırsat bulup çevresini gezinmek için çok da fırsatımız olmadığı için şehire gelip geri dönmek zorunda kalıyoruz. Bu sefer kendimize ufakda olsa fırsat oluşturduk. İşlerimizi erken bitirecek şekilde organize ederek önce Bursa’da merak ettiğimiz bir nokta olan Saidabat Köyü’ne gitmeye karar verdik.

Gezi Künyesi:
Uzaklık:
İstanbul’dan 120 dakika (Yalova Feribot’undan sonra). Kestel’den sonra 15-20 Dakika
Ulaşım: Yol son derece düzgün
Konaklama : Pansiyonlar Var
Yapmanız Gerekenler: Şelaleleyi görün. Dere kenarında keyif yapın. Saitabat Kadınları Dayanışma Derneğin’de yöresel yemeklerin tadına bakın.

Saitabat Köyü tarihi çok eski olmasa da Bursa çevresinde yer alan Kızık köyleri Osmanlı Devlet’inin ilk yıllarına uzanmaktadır. Saitabat yolu üzerinde bulunan Derekızık köyü’de görülmeye değer köylerden biri.  Son zamanlar kurulan su şirketlerinin yoğunluğundan köy o eski sakinliği yitirdiği belli. Saitabat Uludağ eteklerinin yukarılarından bu karmaşadan uzak kalmış. Hafta sonları bu sakinliği görmek pek de mümkün değil. Bu yüzden Cuma günü giderek buranın keyfini çıkartıyoruz. Hafta sonları bu güzel yerlerin sakinlikten uzak adeta saldırıya uğraması gezinirken hoşuma gitmiyor. Ne rahat fotoğraf çekebilirseniz, ne de size yerel halkla konuşma imkanınız olur. Ses, gürültü, park sorunu vb. şehirsel kirlilikler insanlarla beraber buralara da taşınır. Bu yüzden bu tür güzelliğini kaybetmek istemediğimiz yerlere en azından yaya ulaşımı sağlamak gerekiyor. Yoksa insanı ile birlikte doğal güzellikleri de kaybedebiliyoruz.

Saitabat Köyü’nün hemen girişinde Saitabat Şelalesi de bulunuyor. Suların bol olduğu bu aylarda o da diğer şelaler gibi kükreyerek akmaya devam ediyor. Dere kenarında ve köy girişinde restaurant’lar yer alıyor. Ancak bir tanesi oldukça ilgimizi çekiyor. Köprüyü geçtikten sonra sağda yer alan Saitabat Kadınları Dayanışma Derneği’nin yeri. Aracımızı hemen önüne  park ediyor ve içeri giriyoruz. Dernek Saitabat’lı kadınlar tarafından kurulmuş.

İçeri giriyoruz ve köyün kadınları ile karşılaşıyoruz. Ortamda bir tek biz varız. Bu sayede rahatlıkla sohbet ediyoruz. 2002 yılında kurulan dernek o günden bugüne oldukça büyük yol almış. Sadece köyün kadınlarını kaldırmakla kalmamış aynı zamanda köy ortamının da toparlanmasına yardımcı olmuşlar. Yaptıkları yemekler ise enfes. Aynı zamanda yaptıkları salça, tarhana , reçel gibi doğal pek çok ürünü de satarak gelir etmeye çalışıyorlar. Amaçları kültür ve geleneklerinin devam etmesi ve köylerinin kalkınmasında yardımcı olmak.

 

Aslında öyle çok aç değiliz. Ancak öncelikle tarhana çorbası sonrasında ise yöresel yemeği olan Silor yiyoruz. Bu arada buradaki yemekler Artvin ve Gürcü usulü yemekler. Şaşırmayın çünkü 18.yy.’da bu köy Artvin bölgesinden göç ederek buraya gelmişler. Köy’ün Bursa ve ünlü Derekızık, Cumalıkızık gibi oldukça eski tarihi yok. Ama şelalesi ve doğası ile ünlenmiş durumda.

Yemeğimizi yedikten sonra Biblo ile şelaleye doğru gidiyoruz. Şelalenin bir kaç fotoğrafını çekiyoruz. Büyük köpeklerden dolayı çok da rahat olamayınca fotoğraf çekimine kısa sürede son vermek zorunda kalıyoruz. Fotoğraf çekerken kanyon duvarlarına yazılan yazılara üzülüyorum. Hayatta güzel bir iz bırakmak yerine ismini duvara iz bırakmak ve çevreyi kirletmeyi tercih etmek cehaletten başka bir şey olmasa gerek. Kanyon’nun her bir yanı bu yazılarla kaplı..Ellenmemiş temiz doğa’nın içinde hissedemiyorum kendimi.

Nuray bu arada çayını yudumlardan nereye gideceğimiz karar vermeye çalışıyor. Döndüğümüzde yer konusunda da kararımızı vererek Saitabat’tan ayrılıyoruz. Yöresel yemekler tadına baktıktan sonra mutlaka çevre bölgeyi gezin. Alaçam Köyü’de ziyaret değer köylerden biri. Özellikle Alaçam’ı geçtikten sonraki son durak olan Nazo abla’nın yerinde irmik tatlısı yemeği ihmal etmeyin.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here