İlkbahar’da Menekşe Yaylası

1
498

Menekşe yaylası her mevsim farklı güzellikler sunan, İstanbul’a yakın yaylalardan. Farklı manzara ve güzellikler sunan Menekşe yaylasını her mevsim ziyaret ettim. Mayıs aylarında ise adını aldığı menekşelerle kaplı. Ne daha öncesi nede daha sonraki zamanlarda yaylayı bu halde bulamazsınız. Çevre dağlardan gelen sular altında kalan yaylada bu aylarda sular henüz çekilmiştir. Menekşe ve çeşitli yayla çiçekleri yaylanın yeşil çimenleriyle renk yarışı içindedir. Yaylanın belli bölgelerinde beyaz, mor renkleri ile menekşe doğal tarlalarını görmek mümkün.

Yaylanın Elmalı köyü ve çevresindeki mahalleler için önemi büyük. Kış haricinden küçük ve büyük baş hayvanlarını otlatan köylüler, yaylanın sulak bölgelerinde büyüyen otları biçerek kışa hazırlık yaparlar. Kışın her yerin kaplı olduğu, yolların kapandığı bu bölgede hayvanların tek yiyeceği yazın Menekşe yaylasından biçilen ve kurutulan bu otlardır.

Yaylada karşılaştığımız Aşık Seyfi amca yayladan neden su kanal yaptıklarını böyle anlatıyor ve devam ediyor. Bize hoşgeldiniz diyor ama bir yandan da derdini anlatıyor. Son zamanlarda kalabalık gelen yürüyüş grupları (trekking) yaylanın ortasından gelişi güzel yürüyüp otlara zarar verdiğinden söz ediyor. Lakin aracımızı park ettiğimiz yerden geçen 30-40 kişilik bir kalabalık grubu da biz gördük. Aşık Seyfi amcanın dediğinde büyük haklılık payı var. Yayladaki yürüyüşümüzde yaklaşık 1-1.5 metrelik genişlikte bir alanın otların ezilerek açıldığını görüyoruz. Bu noktada rehberlerin belirli bir patika belirleyerek, yaylanın ortasındaki uzun otlaktan değilde, daha kenardan yürünmesi gerektiğini belirtmeleri gerekiyor. Başka bir noktada doğa sever! şehirli yürüyüş gruplarının özellikle peçetelerini yerlere atmaları. Trekking grupları doğa sevdirmekten çok ticari amaç taşımaya başlayınca sevgili müşterilerini üzmemek amacıyla sanırım yürüyüş öncesi uyarılarını da azaltmışlar.

Bu ilk gördüğm şey değil. Trekking grupları doğa severleri barındırdığı gibi seyrekçe yürüyüşe gelen pek çok kişiyi de barındırıyor. Bu yüzden de doğa yürüyüşlerinde nelere dikkat edileceği konusunda çokda bilgi sahibi değiller. Örneğin meyveyi yedikten sonra kabuklarının doğaya atılmaması gerektiği konusunu halen anlamamış çok kişi var.

Menekşe yaylasına gideceksiniz uzun otların, her sene kışları zor geçen köylülerin hayvanları için yegane tek yemin olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu yüzden yaylanın içine doğru ilerlerken uzun otlak kısımlardan uzakta yürümek ve köylüler tarafından her sene tekrar tekrar el emeği ile yapılan toprak su kanallarına zarar vermemek gerekiyor.

Gelelim bu seneki İlkbahar’daki Menekşe yaylası ziyaretimize. Menekşe yaylası TEM-Bursa Yalova çıkışından sonra 38 KM uzaklıkta. Yaylaya Yuvacık barajından Aytepe’yi aşarak erişiliyor.

GPS Kaydımız ve Haritamız:


Menekşe yaylası hem gidiş yolu hemde yaylanın yapısı iyi bir enfes bir yürüyüş parkuru sunar. O bölgede yaylaların arasında Menekşe yaylasının yeri ayrıdır. Çevresinde bulunan Elmalı köyü ve mahalleri ise görülmeye değer. Özellikle Köyün yerleşimi, sakinlerinin misafirperverliği hiç esirgememişlerdir. Motosikletle gittiğim sıcak yaz günlerinde evlerine davet edip soğuk ayran ikramlarını ise hiç unutmam.

Menekşe yaylası bu bölgedeki İnönü ve Ercuva yaylasına göre rakım olarak daha aşağıda kalır ve daha sulaktır. Yaylanın ortasından bu mevsimde daha cılız akan dere ise ortama ayrı bir tad katar. Eğer Nisan ayında yaylaya gelirseniz yaylanın ilk girişinden itibaren arazinin tamamen ot altının sulak olduğunu fark edersiniz. Karların erimesi ile yaylada yürüyüş zorlaşır ve ıslak bir yürüyüş sizi bekler. Mayıs ayında ise bu sulaklık ortadan kaybolmuştur. Derenin suyu ise iyice azalmıştır. Dere görünce dayanamam kurbağa dışında yengeç, balık, semender varmı diye aranırım. Neyseki ayaklarımı soktuğum yerde bu sefer bir tane semender görmeyi başardım. Köylüler burada onlara timsah diyor.

Yaylaya adını veren Menekşeler için her tarafı kaplamış halde. Aracımızı yaylanın ortasında denk gelen yolda bakıyoruz. Yaylanın tam başlangıçında durmadığımızdan önce yaylanın başına doğru yürüyüyoruz. Biblo son derece mutlu. Bir o yana bir bu yanan koşturuyor. Arada bir duruyor otları seçerek mideye indiriyor.

Yaylanın başından bir kare:


Yayla çiçeklerle kaplı. Yaylaya adını veren beyaz menekşeler. Mor ve beyaz menekşeleri her yerde görmek mümkün.
Yaylanın içine doğru ilerledikçe orman ve yayla manzaraları yeşile gözünüzü doyuruyor. Yaylanın devamı Kirazli deresinin doğduğu yere varıyor. Daha önceki gezilerimde söz ettiğim Veysel Dayının yerine çıkıyor. Ancak zamana bakınca Veysel Dayının yerine gidip gelmek için çok da fazla zamanımızın kalmadığını görüyoruz.


Bu arada Biblo bol bol dere geçişi yaparak kendini ıslatmayı yine başardı. Hatta bir ara mola verdiğimizde Biblo titremeye bile başladı. Hemen yürüyüşe geçerek tekrar ısınmasını sağladım.


Yaylada içinde yürüyüşümüzü tamamladıktan sonra aracımıza dönmek için geri dönüyoruz.

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here