Ballıkayalar’da Yorgunluk Atıyoruz

2
75

Bu hafta oldukça yoğun geçti. Sabah başlayan çalışmalarımız gece saat 02:00’lere kadar sürdü. Bazen 3 saat uyayarak geçen geceler sonunda yorucu ama başarılı bir hafta geçirdik. Cuma akşam gece saat 02:00’e kadar çalışınca Cumartesi günü güne geç başladık. Saat 10:30’da Biblo’nun ısrarı ile ancak uyanabildim.

Biblo sabahtan güneşli havayı görünce ısrarla hadi gidelim modunda. Bir türlü yerinde duramıyor. Ben kahvemi içerken bile sabırsızlık yaparak bir kapıya gidiyor havlıyor, bir yanıma geliyor bacağıma yaslanıp bana bakıyor. İçi içine sığmıyor. Bu arada ben nereye gidelim diye düşünüyorum. Saat çok erken değil, bu yüzden kısa bir gezi olmalı. Ballıkayalar ise yakın ve yürümek içinde ideal bir yer diye düşünüp Ballıkayalar’a gitmeye kadar veriyoruz.

Biblo oturduğumuz site içinde ufak bir kedi kovalamaca yaptıktan sonra yola çıkıyoruz. Kuraklık yüzünden Ballıkayalar yazın tamamen kurumuş, 2 ay boyunca akmaz hale gelmişti. Dereni su seviyesini bu yüzden merak ediyorum. Eğer yağışlar böyle giderse 2 değil 3 ay boyunca bu yaz akmaz. Ne yazıkki yağışlar hiçde iyi gitmiyor.



Ballıkayalar yüksek olmayan bir kanyon. Genelde kaya tırmanışını seven doğa severler buraya geliyor. Kanyonun hemen başlangıcında bu iş için ideal 2 kaya tepesi bulunuyor. Biz ise dere içinde ve kenarından yürüyüşümüzü büyük şelaleye kadar yapıyor oradan geri dönüyoruz.
Derenin oluşturduğu havuz geçit vermediği için Şelaleyi görmek için tepeye çıkmak gerekiyor. Biblo ile tepeye çıkarak dinlence yerimize ulaşıyoruz. Burası keyifli bir yer. Kanyonun her iki tarafına rahatlıkla görebiliyor ve ve şelaleyi tepeden izleyebiliyoruz. İşte dinlence yerimiz ve şelale manzarası:
Biblo onca kaya üzerinden bir aşağı bir yukarı yürüyünce benim montun üzerine yatıp soluklanıyor ve keyif yapıyor. Yattığı yerden kuşlara bakıyor ve çevresini seyrediyor.


15-20 dakika burada durup doğanın keyfini çıkardıktan sonra ileri patikaya doğru yöneliyoruz. Ancak patika zorlu. Biblo korkuyor ve sürekli olarak geri dönelim dediği için patikayı devam etmeden geri dönüyoruz. Biraz önce durduğumuz yere gelince ben burundan dereye bakmaya gidiyorum. Geri döndüğümde ise Biblo yok. Sesleniyorum çıt yok. İki yol var, birisi zorlu diye geri döndüğümüz patika, diğeri ise geldiğimiz yol. Sanırım devam etti diyerek geldiğimiz yöne gidiyorum ama yok.. Sonra koşarak dinlendiğimiz yere dönüyor tekrar sesleniyorum. Artık korkmaya başlıyorum. Aşağı düşebilir endişesi ile gittiğim buruna tekrar gidiyorum ve aşağıya bakıyorum. Buradan aynı zamanda ileriyi gittiğimiz patikayı da daha rahat görebiliyorum. Bir daha seslendiğimde beyaz bir şeyin patikadan aşağı doğru geldiğini görünce rahatlıyorum. Sanırım Biblo benim buruna gittiğimi görmeyince ileri patikaya gitmiş. Biblocuk gelince onu teselli ederek biraz daha orada dinleniyoruz. Anlaşılan o da korkmuş.

Geri dönüş yolunda da bir ara mola veriyoruz. Biblo yine hemen yine montumun üzerine çöreklenip benimle birlikte suyun sesini dinlemeye başlıyor. Sonrasında ise hava kararmadan yine evimize geri dönüyor ve bugünkü macerayı da sonlandırıyoruz.

2 YORUMLAR

  1. güzel köpek bibloya çok teşekkürler ediyoruz. Sayesinizde Ballıkayaya gittik bugün. Köpeklerimizle güzel saatler geçirdik köpeğimiz naz ve rüzgar çok eğlendiler.
    köpeklerle heryere gidemediğimiz için sizi takip ediceğiz:)
    güzel geziler diliyoruz:)

  2. Aykut Bey Naz ve Rüzgar’la birlikte sizlerin mutlu olmasına çok sevindim. Gezilerinizin devamını dilerim.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here